Popüler Kültür Haberlerinin Tek Adresi
 

日常| nichijou

kulağa küpe

Üniversitede organik kimya derslerine giren hocamız derdi hep, organik bileşikleri isimlendirmenin sistematikliğinden dem vurmak için; “isimler boş yere konmaz” diye. Gerçekten de öyle, eğer bu animenin adı Nichijou ise vardır günlük yaşamdan bir yanı.

Slice of Life tarzı anime izlediniz mi? Zamanınız mı yoktu? Bu tarzda izlediğiniz bütün animeler kötü müydü? Geçmişteki bütün karmaşaları unutun, Nichijou size tamamen farklı bir anime deneyimi yaşatacak.

Birisi anime önerisi mi istiyor, “hiç anime kültürüm yok” mu diyor, animeye mi önyargılı, yapıştırıyorum; “diğer animelerden farklı bak Nichijou’yu kesin izle”. Bilmiyorum animelerin güzelliğini tescilleyen bir kurum var mı ama olsaydı Nichijou’yu dünyanın en güzel animesi diye tescilleyeceği için haberim olurdu diye tahmin ediyorum. Bunun için çok fazla gerekçe de aramalarına gerek olmazdı. Gerekli belgeleri düzenler düzenlemez bunun için bir dilekçe vermeyi kenara not edip doğruca size animeden bahsetmeye başlayayım ki sözde kalmayıp icraata da geçmiş olayım.

İçimde çok bir ansiklopedik öğreti sunma isteği var ama sanırım burada onları okumak için bulunmuyorsunuz. Onun için yine de sıkıcı kısmının linkini vereyim, link. Nichijou’yu aynı tarzdaki diğer animelerden en güzel ayıran kısmı bir bölüm içerisinde sadece ana karakterlerimizin o gün başından geçen, yaşadıkları tatlı olaylar değil de Nichijou halkının başından geçenlerin yanında helvetica standard’ı, short thoughts’ı, cool things’i, little miracle’ı çok güzel yedirmesi. kimi zaman, dünyada henüz kimsenin tam olarak anlamamış olduğu bir takım kelime oyunlarını barındırması -ki bunlar gerçekten zor anlaşılır olabiliyor bazen durdurup geri sarıp sözlüğe bakıyorum burada kelime oyunu var mı diye- da özellikle kelime oyunlarını seviyorsanız daha da eğlendirici olabiliyor. Kelime oyunlarını övdüm de öyle çok da fazla kelime oyunu üstünden gitmiyor anime, “ne alaka ya hu” diyeceğiniz şekilde kara mizah yaptığı da oluyor.

mpv-shot0018

Karakterlere çok fazla girmeyeceğim ama en akılda kalanı Yukko. yani benim için Yukko ehehe. Arkadaş arasında şaklabanlık yapan, en çok acı çeken, kafasına top çarpan. hele hele ödev ve not konusunda da benzeşiyorsanız benim bi kısmım Yukko’ymuş aslında diyebilirsiniz. tabi en samimi arkadaşı Mio-Çan’la da bi bağlantı kurabilirsiniz veya Mai-Çan’ı bir arkadaşınıza benzetebilirsiniz.

öte yandan sırf tatlılık olsun diye çizilmiş ve seslendirilmiş karakterlerden Hakase (profesör) başlı başına izleme sebebi. her ne kadar tatlı, komikli falan da olsa son bölümde gerçekten hüzünlendiren derin bir karakter olduğu ortaya çıkıyor ki bu animeyi farklı yapan en büyük etmenlerden birisi de bu.

snapshot20140604063746Elime para geçtiği ilk fırsatta orijinal dilde mangasını alıp okumaya çalışıp kıvranacağım tek yapım bu. 26 bölüm çok gelebilir ama nasıl olsa sistematik bi ilerleyişi yok açın rastgele bir bölüm izleyin. bir bölüm de çok gelirse açın youtube’dan izleyin. yani ne yapın ne edin izleyin. Babamın animesi olsa bu kadar övmem sanırım ve arkadaşlar, bu yazıyı yarın veya öteki gün yazsam daha farklı konulara değinebilirdim. Belki de yaparım, belirli dönemlerde Nichijou’yu sıfırdan tanıtmaya çalışırım. İyi seyirler.

 

Paylaşın