Popüler Kültür Haberlerinin Tek Adresi
 

2016 Kış anime sezonundan seçmeler

2016 Kış anime sezonu bitti, tavsiyelerimi sunayım dedim ben de yeni sezonun başladığı bu günlerde.

Genel olarak sakin bir sezondu. Yaz sezonundan devam eden serilerle başbaşa kaldık, bu da yeni sezonluk serileri etkiledi tabii. Yine de aralarda normalde alıştığımızdan az olsa da iyi eserler vardı. Sezon bittikten sonra dönüp izlenebilir dediklerimden bahsetmek istiyorum kısaca. Sadece bu sezonun, sezonluk serileri üzerinden konuşacağım. İlk bahsetmek istediğim seri hakkında tam bir ikilemdeyim ama, başlayalım:

 

Showa Genroku Rakugo Shinju

77907l

Rakugo hakkında. Rakugo ne derseniz, Japonlara özgü bir sahne sanatı; bir kişi sahnenin ortasında oturuyor ve oturduğu yerden kalkmadan, tonlamalar, mimikler ve jestlerle tamamen konuşmalardan oluşan bir öykü anlatıyor. Başta kulağa yavan gelse de epey ilginç olduğunu anlıyorsunuz izleyince. Serinin mükemmel yani 40 dakikalık ilk bölümü. Bölüm baştan sonra tamamlanan bir öykü anlatıyor neredeyse film kalitesinde bir sunumla. Ardından gelen bölümlerde ise seri geçmişe, epey epey geçmişe dönüyor. Ve ilk bölüm bana ne kadar mükemmel geldiyse, ardından gelenler de o kadar bayağı geldi.

İlk bölüm için konuşursam; çizimler, müzik, dönem, karakterler, seslendirme, komedi, realizm… her açıdan bir klasik. Rakugo performansçısı olmak isteyen bir gangsterin öyküsü. Kesinlikle izlemenizi öneririm, 40 dakika zaten. Özellikle ortasındaki baştan sona gösterilen rakugo gösterisi yıllarca unutulmayacak kalitede.

Ardından gelenler gansterimizin bulduğu hocanın çocukluğuna gidiyor, doğrusu sonuna kadar bakamadım ben o kısmın, geçilebilir. Ama bahsettiğim 40 dakikalık ilk bölüm 2016 Kış anime sezonunun en iyi bölümü olabilir.

 

ERASED

77957l

Showa Genroku Rakugo Shinju’nun ilk bölümü sezonun en iyi bölümüydü diyebilsem de, ERASED açık ara sezonun en iyi serisiydi bence. En duygusal sahnelerden, en kalp hızlandırıcı sahnelere kadar baştan sona öyküsü ve karakterleri ile esir alıyor izleyiciyi.

Seri rastgeldiği kötü olayları engellemek için geçmişe, 3-5 dakika en fazla, giden bir adam ile başlıyor. Araba altında ezilen çocuk, asansörden düşen kız… bu tarzda şeyler. İlk bölümde karakterleri ve adamın bu özelliğini tanıyoruz. Ama sadece böyle kalmıyor tabii ki. İlk bölümün sonunda ana karakterimizin annesi öldürülüyor ve suç üstüne atılıyor; ardından bölümün son sahnesinde polisten kaçarken kendini birden çocukluğunda buluyor, ilkokulunun önünde.

Daha fazlasını söylemek istemiyorum, ama ardından geçen bölümlerin her biri bir öncekinden daha kaliteli. Yine de en beğendiğin sahnesi ne derseniz, üçüncü bölümün sonunda gözlerimin yaşardığını itiraf edebilirim. Sonu mangasından farklı bu arada, bitirdikten sonra manganın 31. bolümünden başlayıp mangadaki sonu da okumak isteyebilirsiniz.

Karakterler, öykü ve kurgu çok iyi dedim. Ama bunlara rağmen serinin türün en iyileri arasına girmesini engelleyen şeyler de var maalesef. Müzikler ve seslendirmeler ortalamaydı, sahne çekimlerinin de ortalama olduğunu söylemeliyim. Ama bunlar 10/10 denilebilecek bir serisi 8/10 yapıyorlar sadece, izlemeye engel değil kesinlikle.

 

Dimension W

76661l

Sezonun bilimkurgu serisi de bu. Serinin adında geçen W Boyutu’nun ne olduğu öykünün ana başlıklarından biri, o nedenle fazla detaya girmeden serinin başında izleyiciye limitsiz bir temiz enerji kaynağı olarak sunulduğunu söyleyeyim sadece.

Özel bobinlerle enerji çekiliyor bu boyuttan ve tüm bobinler tek bir firmanin (firmanin adı New Tesla Energy) tekeli altında. Bu firmanin kontrolü dışından üretilen tüm bobinler yasadışı bobin olarak adlandırılıyorlar (e, yani =)) ve bobin toplayıcıları tarafından toplanıyorlar. Ama eserimiz bir anime olduğundan bu kadar yavan kalmıyor elbette. Yasadışı bobin kullananlar genelde mafya, hırsızlar, teröristler… Bu nedenle bobin toplayıcıları da harbe giden ninja usulu yapıyorlar işlerini.

Ana karakterimiz Mabuchi Kyouma da bu toplayıcılardan biri ama geçmişinde yaşadığı bir travma nedeniyle, ki bu travma serimizin ana konularından biri, bobinlerden nefret ediyor ve tüm hayatını ve işini bobin kullanmadan yürütüyor. Günümüze kıyaslarsanız elektrik kullanmadan yaşayan birine benzetilebilir. Öykü bobin ile çalışan bir insansı robot ile tanışmasıyla başlıyor.

Aksiyor ve gizem denilebilir türüne, yani robot ile arasında bir romantizm filan yok. Çizimler ve müzikler çok iyi, ana karakterler de, Kyouma ve robot, çok iyi işlenmiş. Serinin üstlerde yer almasını engelleyen yan karakterler ağırlıklı olarak. Çok bayağılar. Ama ana karakterler ve öykü seriyi sezonun en iyileri arasına sokmayı beceriyor. Zaten tahmin de edebileceğiniz gibi her şeyi mükemmel yapan seriler öyle her sezon çıkan şeyler değiller.

 

KONOSUBA – God’s blessing on this wonderful world!

77831l

Basit bir seri, ama her sezon bu tarzda basit ve eğlencelik bir seri gerektiğini düşünüyorum ben. Bu sezonda bu alandaki favorim buydu. Güzel bir komedi. Harem gibi geliyor başta ama değil kesinlikle.

Öykü esas oğlanımızın ölümüyle başlıyor, öldükten sonra bir tanrıça ile karşılasıyor ve tanrıça esas oğlanımıza bir fantezi evrenine gidip dünyayı kurtarmak isteyip istemediğini soruyor. Şimdi, oğlanımız tüm hayatını bilgisayar ekranına bakıp RPG oynayarak geçirmiş birisi, cevabını yazmama gerek yok sanırım? Bunun üzerine tanrıça istediği bir gücü ya da silahı seçip gitmesini buyuruyor. Oğlan tanrıçayı seçiyor.

Tanrıçamız Aqua ve esas oğlanımız Satou Kazuma kendilerini bu muhteşem dünyada buluyorlar.

Seri genel olarak parodi. Karakterler epey eğlenceliler, sevdiriyorlar kendilerini. Aqua hafif aptal, ve aşırı kendini beğenmiş bir tanrıça, ama etrafindakiler sadece deli olduğunu düşünüyorlar; partilerine katılan büyücü çok güçlü bir büyü yapabiliyor (EXPLOSION!), ama günde sadece bir kere… tüm karakterler bu hizada devam ediyorlar.

Öykü pek yok, ama bu tarz serilerden aradığımız da bu değil zaten. Çizimler ve müzik de hoş. Tek eleştirim kurgu. Materyal atlanarak anlatılmış gibi, kitaplarını okumadım ama çok fazla zıplıyoruz sanki öykü içinde. Ama pek bir zararı yok bunun, yan görevleri kardeşiniz yapmış gibi geliyor bazen sadece.

İkinci sezonu da geliyor yakında, ondan önce izlemenizi öneririm.

 

Grimgar of Fantasy and Ash

77976l

Konu olarak Konosuba’ya yakın. Kalabalık bir grupta, nereden geldiklerini ve geçmişlerini hatırlamayan karakterlerimiz Grimgar’ın dünyasında buluyorlar kendilerini. Tek hatırladıkları isimleri. Gönüllü askerler olarak etrafdaki canavarlarla dövüşmeye zorlanıyorlar. Konosuba’ya tek benzerliğimiz ama bizim Dünya’mızdan gelmiş (tek belirtisi arada hatırlar gibi oldukları şeyler) bir grubun bir fantezi evreninde olması ama. Çok daha karanlık ve ciddi bunun yanında.

Öyküyle ve karakterlerle devam etmeden önce çizimlerden bahsetmeliyim. Arkaplanlar kesinlikler gördüklerimin en iyileri arasına girebilir. Pastel renklerle, sulu boya ile çizilmiş gibiler. Çok detaylı ve kaliteli. İçinden alınıp tablo misalı duvara asılabilecek yüzlerce kare var. Sırf bu aslında izlemek için bir neden olabilir.

Öykü pek bir yere gelmeden bitiyor ama bir sorun değil bu, asıl anlatılmak istenen karakterler seride. Ve karakterler çok sağlamlar. Hepsi derin, empati kurulabilecek ve iyi işlenmiş. Karakter gelişimi şahane. Dünya ise bir vidyo oyunu gibi. Karakterler seviye atlıyorlar ve yetenekler ögreniyorlar. Oyunun içine hapsolmuş gibiler sanki ama dünya oyun mu, yoksa değil mi kesin bir bilgi verilmiyor izleyiciye.

Karanlık olduğunu da söyledim, karakterlerin ölümü ve ötekilerin bunu atlatmaya çalışması ana konulardan. Serinin en baskın kaçan teması travma ve geride kalanların suçluluk hisleri. İyi işlenmiş bunlar.

Ortalamın çok üstünde çizimlerle duygusal bir aksiyon serisi islemek istiyorsanız bakmanız gereken seri bu.

PS. İsimler olarak İngilizce lisanslı isimleri aldım.

Paylaşın